Sekiz Türk azınlık okulunun kapatılmasına tepki
TÜRKİYE - Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus, Yunanistan’ın Batı Trakya’da sekiz Türk azınlık ilkokulunu daha kapatma kararına tepki gösterdi.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına KatılYazılı açıklama yapan Turus, söz konusu kararın Batı Trakya Türk Azınlığının eğitim haklarını ve kurumsal varlığını zayıflatan sürecin yeni bir halkası olduğunu belirtti.

Türk azınlık okullarının yaşatılmasının yalnızca eğitim açısından değil, toplumun dili, kültürü ve kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Öğrenci sayısı gerekçesini inandırıcı bulmadı
Başkan Turus, Türk azınlık okullarının “öğrenci sayısının yetersizliği” gerekçesiyle kapatılmasının tek başına inandırıcı bir açıklama olmadığını ifade etti.
Aynı dönemde İskeçe 1. Türk Azınlık İlkokuluna kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerin çeşitli engellerle karşılaştığını hatırlatan Turus, yaşanan gelişmelerin sorunun yalnızca öğrenci sayısıyla açıklanamayacağını ortaya koyduğunu savundu.
Turus, okul kapatma kararları ile öğrenci kayıtları konusunda yaşanan sorunların birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
“Azınlık hakları idari kararlarla sınırlandırılamaz”
Batı Trakya Türk Azınlığının eğitim haklarının Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alındığını belirten Turus, bu hakların tek taraflı idari kararlarla sınırlandırılamayacağını söyledi.
Yunanistan’ı uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeye çağıran Turus, sekiz Türk azınlık ilkokulunun kapatılmasına ilişkin kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi.
“Batı Trakya Türkleri yalnız değildir”
Açıklamasında Batı Trakya Türk toplumuna destek mesajı da veren YTB Başkanı Turus, şu ifadeleri kullandı:
“Batı Trakya Türkleri yalnız değildir. Soydaşlarımızın kimliklerini, dillerini ve eğitim haklarını korumak için verdikleri haklı mücadelenin daima yanında olacağız.”
Turus, Türk azınlık okullarının korunmasının Batı Trakya’daki toplumun kurumsal varlığını sürdürebilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurguladı.
