İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB), Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen Eisenwarenmesse Hardware Fair 2026 fuarında yer alarak Türk hırdavat sektörünün üretim kapasitesini ve uluslararası pazardaki gücünü tanıttı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, yaptığı açıklamada Türk hırdavat sektörünün Avrupa pazarındaki güçlü konumuna dikkat çekti.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına KatılSektörün çatı kuruluşu konumundaki İDDMİB, yaklaşık 8 bin üyesiyle Türk metal ve hırdavat sanayisinin uluslararası alandaki temsilini üstleniyor. Birlik, ihracatı artırmak, ürün çeşitliliğini geliştirmek ve sektörün rekabet gücünü yükseltmek amacıyla uluslararası fuar katılımları, ticaret heyetleri, Ar-Ge çalışmaları ve Turkishhardware365 dijital platformu gibi birçok projeyi hayata geçiriyor.

Köln’de güçlü Türkiye katılımı
Hırdavat sektörünün en önemli küresel buluşmalarından biri olan fuara Türkiye’den 91 firma katılarak ürünlerini sergiledi. Yaklaşık 3 bin katılımcıyı bir araya getiren fuarda el aletleri, endüstriyel malzemeler, bağlantı elemanları ve sıhhi tesisat ürünleri gibi geniş bir ürün yelpazesi tanıtıldı.
İDDMİB de fuarda kurduğu 30 metrekarelik bilgilendirme standı aracılığıyla Türk hırdavat sektörünün üretim kapasitesini, kalite anlayışını ve sürdürülebilirlik vizyonunu Avrupa kamuoyuna aktardı.
Almanya sektörün en büyük pazarı
Türk hırdavat sektörü bugün 210’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirirken, toplam ihracatın %62,5’i Avrupa ülkelerine, %40,2’si ise Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Almanya ise sektörün en büyük ihracat pazarı olma özelliğini sürdürüyor.
2025 yılında Türkiye’nin hırdavat sektöründe en fazla ihracat yaptığı ülke 1,26 milyar dolar ile Almanya oldu. Sektörün toplam ihracatı ise 11,96 milyar dolara ulaştı. Aynı yıl ihracat miktarı 4,36 milyon ton olarak gerçekleşti.

Küresel pazarda güçlü konum
Türk hırdavat sektörü; bağlantı elemanları, kilit sistemleri, el aletleri ve mobilya aksesuarları gibi birçok ürün grubunda uluslararası pazarda önemli bir konuma sahip bulunuyor. Özellikle bakır ve alüminyum boru bağlantı parçaları gibi ürünlerde Türkiye, Avrupa ve dünya pazarlarında güçlü bir tedarikçi olarak öne çıkıyor.
Türkiye, bakır boru ve bağlantı parçaları ihracatında Avrupa’da 4’üncü, dünyada ise 6’ncı sırada yer alırken; alüminyum boru bağlantı parçalarında Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 10’uncu sırada bulunuyor.
Avrupa ile güçlü sanayi iş birliği
Uzmanlara göre Türkiye ile Avrupa sanayisi arasındaki yüksek entegrasyon seviyesi, karşılıklı güvene dayalı ticari ilişkileri daha da güçlendiriyor. Rekabetçi fiyatlar, yüksek kalite standartları, güçlü üretim altyapısı ve zamanında teslim kabiliyeti Türk firmalarını Avrupa için stratejik bir tedarik ortağı haline getiriyor.
Yeşil dönüşüm sürecine uyum
Öte yandan Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat politikası ve 2026 yılında yürürlüğe girecek Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), sektör için yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Türk hırdavat sektörü bu dönüşüme hazırlıklı şekilde ilerleyerek karbon raporlama süreçlerini güçlendiriyor, enerji verimliliği yatırımlarını artırıyor ve sürdürülebilir üretim modellerini yaygınlaştırıyor. İDDMİB de üyelerine yönelik bilgilendirme ve rehberlik çalışmalarıyla firmaların Avrupa mevzuatına uyum sürecini destekliyor.
Türkiye güvenilir tedarik ortağı
Metal ürünlerin yüksek geri dönüşüm potansiyeli de sektörün sürdürülebilirlik vizyonunu destekleyen önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor. Demir, çelik, alüminyum ve bakır gibi metallerin geri dönüşümü hem karbon ayak izinin azaltılmasına hem de kaynak verimliliğinin artırılmasına katkı sağlıyor.
Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında yer alan stratejik konumu, lojistik avantaj ve tedarik güvenliği açısından da önemli bir değer sunuyor. Geniş ürün yelpazesi, esnek üretim yapısı ve yüksek kapasitesiyle Türk hırdavat sektörü Avrupa sanayisi için güçlü ve uzun vadeli bir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor.
Eisenwarenmesse Köln fuarına katılım ise Türk hırdavat sektörünün Almanya başta olmak üzere Avrupa ile olan güçlü ekonomik bağlarını daha da pekiştirme kararlılığının önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

