Batı Trakya’daki seçilmiş müftüler, müftülük makamının son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler ve idari uygulamalarla işlevsiz hale getirildiğini belirterek, dini özerkliğin ciddi şekilde zedelendiğini ifade etti.
Şerif: “Müftülük Makamı Devlet Dairesine Dönüştürüldü”
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına Katılİbrahim Şerif, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliğinin sembolü olan müftülük makamının, Yunanistan devleti tarafından yapılan müdahalelerle asli işlevinden uzaklaştırıldığını söyledi.

Gümülcine Müftüsü Şerif, müftülük kurumunun hukuki dayanağının 1913 tarihli Atina Antlaşması olduğunu hatırlatarak, bu uluslararası sözleşmenin Müslüman Türk azınlığa dini konularda özerklik tanıdığını ve müftülerin azınlık mensupları tarafından seçilmesini öngördüğünü belirtti.
Şerif, 1949 yılına kadar müftülerin azınlığın belirlediği adaylar arasından vali onayıyla göreve başladığını, ancak bu yapının zamanla sistematik biçimde bozulduğunu vurguladı. 1985’ten itibaren azınlık haklarının ciddi kısıtlamalara maruz kaldığını ifade eden Şerif, müftülerin yetkilerinin aşamalı olarak ellerinden alındığını söyledi.
Miras hukuku alanındaki yetkilerin 2017’de kaldırıldığını, 2022’de yapılan yasal değişikliklerle ise müftülük kurumunun fiilen bir devlet dairesine dönüştürüldüğünü dile getiren Şerif, Dimetoka’ya yapılan son müftü atamasında, atanan kişinin Atina’da bir devlet memuru gibi yemin etmesini eleştirdi.
Bu uygulamanın azınlık iradesini yok saydığını ifade eden Şerif, mevcut sistemde müftülerin yalnızca resmi törenlere katılan sembolik figürler haline getirildiğini kaydetti.
Trampa: “Dini Özerklik Zedeleniyor”
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Mustafa Trampa, Dimetoka’daki müftü atamasının yeni bir uygulama gibi sunulmasının gerçeği yansıtmadığını söyledi.
İskeçe Müftüsü Trampa, sürecin eski bir yasanın güncellenmiş hali esas alınarak ve tamamen devlet inisiyatifiyle oluşturulan bir kurul aracılığıyla yürütüldüğünü belirtti. Bu durumun müftülük makamını işlevsizleştirdiğini ve Batı Trakya’daki dini özerkliği zayıflattığını vurguladı.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın bu tür tek taraflı dayatmaları kabul etmeyeceğini ifade eden Trampa, azınlık iradesini dışlayan uygulamaların azınlık nezdinde yok hükmünde olduğunu sözlerine ekledi.
