Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinin düzenlediği 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu başladı. Farklı ülkelerden akademisyenlerin katıldığı programda, Balkanlar’ın tarihî ve kültürel mirası ile bilim, sanat ve birlikte yaşama birikimi ele alınıyor.

Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına KatılTEKİRDAĞ – Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ), 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu’na ev sahipliği yapıyor. Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış programı; akademisyenleri, din adamlarını, kurum temsilcilerini ve öğrencileri bir araya getirdi.
Sempozyuma Kosova, Kuzey Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerden akademisyenler katıldı.

Balkanlar ve Rumeli ile güçlü bağlar
Açılışta konuşan NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Balkanlar’ın Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Geçmişi doğru anlamanın geleceğe güvenle ilerlemek için gerekli olduğunu belirten Şahin, üniversitenin Balkanlar ve Rumeli ile güçlü bağlara sahip olduğunu söyledi.
Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade eden Şahin, Osmanlı medeniyetinin Balkanlar’daki izlerinin araştırılmasının bilim insanları için önemli bir çalışma alanı oluşturduğunu kaydetti.
Üniversitenin vizyonunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2053 ve 2071 hedefleri doğrultusunda geliştirdiklerini belirten Şahin, Balkanlar ve Rumeli’nin yanı sıra farklı coğrafyalarda yaşayan soydaşlarla sosyal, kültürel ve eğitim alanlarında ortak projeler yürütmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Alemdar’dan Balkanlar’ın ortak kültürel mirasına vurgu
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkan Yardımcısı Ahmet Alemdar, Balkanlar’ın köklü ilim, irfan ve kültür mirasının ortaya çıkarılmasının ortak hafızayı zenginleştirdiğini vurguladı.
Bölgenin tarihini anlamak için haritaların ötesine bakılması gerektiğini belirten Alemdar; sokakların, meydanların, kütüphanelerin ve insanların hafızasında yaşayan hatıraların da bu mirasın parçaları olduğunu söyledi.
Edirne’den Filibe’ye, Üsküp’ten Tiran’a, Selanik’ten Manastır’a ve Saraybosna’dan Mostar’a uzanan coğrafyanın ortak tarihin izlerini taşıdığını ifade eden Alemdar, tarihî eserlerle birlikte onları meydana getiren bilim ve sanat insanlarının da tanınması gerektiğini kaydetti.

Tarihin izleri bilim ve sanatla incelenecek
NKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Halit Eren, sempozyumun birlikte yaşama kültüründen bilim ve sanat hayatına kadar geniş bir araştırma alanını kapsadığını belirtti.
Balkanlar’ın geçmişinin yalnızca siyasi olaylar ve değişen sınırlar üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyleyen Eren, bölgede üretilen düşünce, bilgi ve sanatın da incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Eren; medreseler, mektepler, kütüphaneler, vakıflar, mimari yapılar, edebî metinler, musiki gelenekleri ve el sanatlarının önemli araştırma alanları arasında bulunduğunu ifade etti.

Mustafa Trampa’dan Balkan mirası mesajı
İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Balkanlar’daki tarihî eserlerin mimari özellikleriyle birlikte taşıdıkları manevi anlamın da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu’nda tarihî mirasın insanla kurduğu bağa dikkat çekti.
Camilerin, köprülerin, kitabelerin ve saat kulelerinin kendilerine özgü bir ruh ve karakter taşıdığını belirten Trampa, bu eserlerin insanın manevi dünyasıyla bütünleştiğinde daha derin bir anlam kazandığını söyledi.
Camilerin birlik duygusunu güçlendiren ve insan hayatına huzur katan mekânlar olduğunu ifade eden Trampa, Balkanlar’ın bilim ve sanat mirasının da bu anlayışla ele alınması gerektiğini kaydetti.

Ahmed Hasanov, Bulgaristan’daki Türkçe yasaklarını anlattı
Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Ahmed Hasanov, 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu’nda geçmişte Türk kimliğinin ifade edilmesine ve Türkçe konuşulmasına yönelik yasakların yaşandığı dönemlere ilişkin deneyimlerini paylaştı.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinin düzenlediği sempozyumda konuşan Hasanov, Bulgaristan’da Türk kimliği ve Türkçe üzerindeki baskıların yaşandığı dönemleri anlattı.
Hasanov’un kişisel deneyimlerini aktardığı konuşma, Balkanlar’ın tarihî ve kültürel mirasının ele alındığı program kapsamında gerçekleşti.

Balkan Sempozyumu’nda ortak mirasa vurgu
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesindeki 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu’nda Batı Trakya ve Balkanlar’ın ortak mirası ele alındı. Programa farklı ülkelerden akademisyenler, din adamları ve öğrenciler katıldı.
Sempozyumda Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ile Bulgaristan Kırcaali Bölge Müftüsü Basri Eminefendi de konuşma yaptı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından müftülere hediyeler takdim edildi.
Programa Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin de katıldı.
Balkanlar’ın tarihî ve kültürel birikiminin değerlendirildiği sempozyum, akademisyenlerin sunumlarıyla devam edecek.
Batı Trakya ve Bulgaristan’dan katılım
Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Ahmed Hasanov, geçmişte Bulgaristan’da Türk kimliğinin ifade edilmesinin ve Türkçe konuşulmasının yasaklandığı dönemlere ilişkin deneyimlerini paylaştı.
Programda Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa ve Bulgaristan Kırcaali Bölge Müftüsü Basri Eminefendi de konuşma yaptı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından müftülere hediyeler takdim edildi.
Açılışa Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin de katıldı.








