(Berlin). Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Almanya başta olmak üzere AB ülkelerini, küresel insan hakları krizindeki “görmezden gelme” politikaları nedeniyle eleştirdi. Örgüt, Alman hükümetini “dış politikada ekonomi ve güvenlik çıkarlarını uluslararası hukukun üzerinde tutmakla” ve “tarihten ders almamakla” suçladı. Amnesty Almanya Genel Sekreteri Julia Duchrow, örgütün yıllık raporunu sunarken yaptığı açıklamada, insan hakları ihlallerinden birincil olarak otoriter rejimlerin sorumlu olduğunu ancak bu gelişmeye karşı “uzlaşı politikası” (appeasement) izleyen hükümetlerin de suç ortağı olduğunu söyledi. Duchrow, “Buna AB üyesi ülkelerin büyük çoğunluğu, özellikle de Alman federal hükümeti dahildir” ifadelerini kullandı. Çoğu yerde “Appeasement” kavramıyla 1930’larda Nazi Almanyası karşısında izlenen ve savaşı ertelemeyi hedefleyen İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain politikasına atıf yapılıyor.
Uluslararası hukuka “balta vuruluyor”
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına KatılAf Örgütü raporunda, Alman hükümetinin dış politikada “insan hakları ve uluslararası hukukun yerine ekonomi ve güvenlik çıkarlarını” koyduğu belirtildi. Örgüt, bu politikayı “tarihten ders alınmamış" olarak nitelendirirken, uluslararası hukuka “balta vurulduğu” ve bu durumun Anayasa’ya da aykırı olduğu vurgulandı.
Raporda örnek olarak ABD’nin “Venezuela ve İran’a yönelik uluslararası hukuka aykırı saldırıları”, Almanya’nın Çin’in Uygur politikaları karşısında suskunluğu ve göçmenleri geri püskürtmek için insan hakları düşmanı rejimlerle iş birliği gösterildi. Almanya’nın 83 kişiyi Afganistan’a ve bir kişiyi de Suriye’ye sınır dışı ederek “geri göndermeme ilkesini” ihlal ettiği belirtildi.
Filistin gösterilerine polis şiddeti ve ifade özgürlüğü
Af Örgütü, Almanya içinde ise Filistin yanlısı gösterilerde polisin “orantısız güç kullandığını” ve “Nehirden Denize” sloganının toptan yasaklanmasını “herkesi aynı kefeye koyarak suçlama” olarak eleştirdi. Raporda ayrıca Alman devlet temsilcilerinin “damgalayıcı açıklamaları” nedeniyle azınlıkların nefret suçlarından korktuğu, ırkçı, antisemitik ve LGBTQ+ düşmanı suçların pandemi öncesine göre iki katına çıktığı kaydedildi.
Trump politikası "yangın körükleyici"
Af Örgütü, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarını ise insan hakları krizi açısından “yangını körükleyen” bir siyaset olarak nitelendirdi. Raporda, Trump’ın yargı, medya ve muhalefete saldırıları, göçmenlere yönelik uygulamaları ile ABD göçmenlik ve gümrük muhafaza polisi ICE’in insanlık dışı koşullarda toplu göçmen gözaltıları eleştirildi. Mahkum edilmiş destekçilerinin affedilmesi ise “keyfi yönetim” örneği olarak gösterildi.
İsrail’e çok sert eleştiri
Af Örgütü’nün raporunda İsrail’e yönelik sert eleştiriler de yer aldı. Örgüt, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaş yöntemlerini “soykırım” olarak nitelendirdi. Bu iddia halen Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda görüşülüyor. Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok Batılı ülke bu iddiayı kategorik olarak reddediyor.
Uluslararası Af Örgütü ayrıca İsrail’i “apartheid sistemi” uygulamakla da suçladı. Örgüte göre bu sistem, işgal altındaki Batı Şeria’da zorla yerinden etmeleri beraberinde getiriyor. Geçmişte Af Örgütü’nün İsrail eleştirileri bazı çevrelerce sözde antisemitik olarak yorumlanmıştı. Ancak insan hakları örgütü bu gelişigüzel suçlamayı kesin bir dille reddediyor.
Raporda ayrıca İran yönetiminin insan hakları ihlalleri de ağır biçimde eleştirildi ve İran’da sokağa çıkan göstericilere yönelik sert müdahaleler ile İsrail’deki sivil hedeflere yönelik roket saldırılarının uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği de vurgulandı. (dpa, Yasin Baş)
