Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Sosyal Medya

Migazin: Münster’deki İslam fakültesi – “Devlet kendi İslam’ını şekillendiriyor”

Migazin: Münster’deki İslam fakültesi – “Devlet kendi İslam’ını şekillendiriyor”
15824 Hit

 Migazin internet sitesinde Birol Kocaman imzasıyla yayımlanan bir yazıda, Almanya’nın Münster kentinde kurulan İslam ilahiyat fakültesinin, devletin İslam’ı kurumsallaştırma politikasının bir örneği olduğu belirtildi. 

 Almanya’nın Münster Üniversitesi bünyesinde 1 Temmuz’da sekiz profesörlük kürsüsüyle kurulacak İslam ilahiyat fakültesi’nin ilk dekanı, mevcut İslam ilahiyat merkezinin yöneticisi Mouhanad Khorchide olacak. Fakültede ileride devlet okullarında görev yapacak İslam din dersi öğretmenlerinin yetiştirilmesi planlanıyor. 

📲 Bizi WhatsApp Kanalımızdan Takip Edin

Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.

👉 WhatsApp Kanalına Katıl

 Yazıda, bir Hristiyan teoloji fakültesinin kiliselerden bağımsız kurulmasının büyük tepki çekeceği ancak İslam söz konusu olduğunda aynı durumun “modernleşme” olarak sunulduğu ifade edildi. Fakültenin kuruluş sürecinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), İslam Konseyi (İslamrat) ve Almanya Müslümanları Merkez Konseyi (ZMD) temsilcilerinden oluşan bir danışma kurulu bulunuyor. 

 Ancak yazara göre bu yapı, Müslümanlara sadece sınırlı bir katılım hakkı tanıyor. Kocaman, “Üniversite yapıyı kuruyor, devlet yasal çerçeveyi belirliyor, dini cemaatler ise ancak başkalarının tasarladığı bir model içinde ‘katkıda bulunabiliyor’” değerlendirmesinde bulundu. 

 Yazıda ayrıca Almanya’daki İslam din derslerinin, Anayasa’nın 7. maddesine aykırı olduğu vurgulandı. Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti, henüz “dini cemaat” statüsü tanınmamış İslami kuruluşlarla uzun yıllardır süren “geçici” bir iş birliği yürütüyor. 

 Kocaman, kurucu dekan Mouhanad Khorchide’nin Müslüman çevrelerde tartışmalı olduğunu belirterek, bir fakülte dekanının “güven biriktirmesi” gerekirken Khorchide’nin daha çok “ihtilaf ve güvensizlik biriktirdiğini” ifade etti. 

 Yazıda ayrıca, Alman devletinin, teolojiye doğrudan karışmadığını ancak hangi ilahiyatın “makul, uyumlu ve öğretilebilir” olduğuna karar verecek yapıları kurduğunu eleştirildi. Yazar, birçok Müslüman için bu durumun “vesayet” gibi hissedilebileceğini belirtti.