HASENE’den 70 ülkede zekât ve fitre seferberliği
HASENE, 70 ülke ve bölgede gerçekleştirdiği kumanya kampanyasının ardından 19 Şubat 2025 itibarıyla zekât ve fitre kampanyasını başlattı. “Zekât İbadetin, İyilik Mirasın Olsun” sloganıyla yürütülen kampanyanın detaylarını HASENE Başkanı Bekir Altaş anlattı.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına Katıl
“İyilik bir takvim işi değil, sorumluluk bilincidir”
Kumanya kampanyasının hemen ardından zekât ve fitre çalışmalarını başlattıklarını belirten Altaş, iyiliğin belirli dönemlerle sınırlı olmadığını vurguladı.
“İyilik bir takvim işi değil, bir sorumluluk bilincidir” diyen Altaş, Ramazan öncesinde dünyanın farklı coğrafyalarında ihtiyaç sahiplerinin sofralarına katkı sunduklarını, zekât ve fitre kampanyasıyla ise bu iyilik halkasını daha sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde devam ettirdiklerini ifade etti.
Zekâtın yalnızca mali bir ibadet olmadığını belirten Altaş, bunun aynı zamanda toplumsal adaletin tesisine katkı sunan güçlü bir dayanışma mekanizması olduğunu söyledi. Emanet edilen her bir zekât ve fitrenin, gerçek ihtiyaç sahiplerine şeffaf ve güvenilir biçimde ulaştırılması için titizlikle çalıştıklarını dile getirdi.

“Zekât ibadetin, iyilik mirasın olsun”
Kampanyanın sloganına da değinen Altaş, zekâtın hem kul ile Rabbi arasındaki bağın bir göstergesi hem de geride bırakılan kalıcı bir iyilik mirası olduğunu belirtti.
Bir yetimin eğitimine destek olmanın, bir ailenin iftar sofrasına katkı sunmanın ya da genç bir imamın görev yaptığı bölgede dini hizmetlerin sürmesine vesile olmanın kalıcı bir iz bıraktığını ifade eden Altaş, bağışçılara yalnızca yardım çağrısı yapmadıklarını, aynı zamanda bir “iyilik mirası” bırakmaya davet ettiklerini söyledi.

Sekiz ana sarf kalemine uygun dağıtım
Zekâtın dağıtımında Kur’an-ı Kerim’de belirtilen sekiz ana sarf kalemini esas aldıklarını belirten Altaş, tüm planlama ve uygulamaların bu çerçevede yürütüldüğünü ifade etti.
Bu kapsamda zekâtlar; temel gıda ve iftar desteklerinden eğitim programlarına, genç imamların desteklenmesinden sosyal yardım projelerine, yetim çalışmalarından sağlık yardımlarına kadar geniş bir alanda değerlendiriliyor.

Kriz bölgelerine öncelik
HASENE’nin özellikle kriz bölgelerinde yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirten Altaş, Gazze, Sudan ve Suriye gibi insani krizlerin derinleştiği coğrafyalarda zekât desteklerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Bunun yanı sıra Kamboçya ve Nepal gibi ülkelerde yaşayan azınlık Müslüman topluluklara yönelik çalışmaların da ayrı bir hassasiyetle sürdürüldüğünü ifade etti.
Bu bölgelerde Müslümanların hem ekonomik yetersizlikler hem de sosyal imkânsızlıklarla karşı karşıya kaldığını belirten Altaş, zekât desteklerinin yalnızca temel ihtiyaçları karşılamakla kalmadığını; eğitim imkânlarını güçlendirdiğini, dini rehberlik hizmetlerini desteklediğini ve toplumsal aidiyet duygusunu pekiştirdiğini söyledi.
“Yoksulluk sadece ekonomik değildir”
Eğitim ve genç imamların desteklenmesine özel önem verdiklerini belirten Altaş, yoksulluğun yalnızca maddi imkânsızlıkla sınırlı olmadığını dile getirdi.
Eğitime erişim eksikliği, dini rehberlik yetersizliği ve sosyal kırılganlıkların da toplumları zayıflattığını belirten Altaş, genç imamların desteklenmesinin bulundukları bölgelerde manevi rehberliğin sürmesini sağladığını, eğitim yardımlarının ise bir çocuğun geleceğini değiştirdiğini söyledi.
“Biz zekâtı sadece bugünü kurtaran değil, yarını inşa eden bir emanet olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Güçlü iş birlikleriyle sahada
Uluslararası yardım çalışmalarında iş birliklerinin büyük önem taşıdığını belirten Altaş, kampanyayı üst çatı kuruluşları IGMG ile birlikte ILM ve MENAR gibi partner kurumlarla koordineli şekilde yürüttüklerini ifade etti.
Bu iş birlikleri sayesinde sahadaki ihtiyaçların daha doğru tespit edildiğini ve yardımların güvenli, şeffaf biçimde ulaştırıldığını kaydetti.

Ramazan’da iyilik sofraları kurulacak
“Ramazan’da İyilik Sofraları” temasıyla iftar organizasyonları da düzenleyeceklerini belirten Altaş, başta Gazze, Sudan ve Suriye olmak üzere kriz bölgelerinde iftar sofraları kurulacağını söyledi.
Savaş ve istikrarsızlık sebebiyle temel gıdaya erişimde ciddi sıkıntıların yaşandığı bu bölgelerde zekât ve fitre desteklerinin hem acil ihtiyaçlara cevap vereceğini hem de kalıcı sosyal projelere zemin oluşturacağını ifade etti.

“Zekât bir arınma ve paylaşma vesilesidir”
Zekât ibadetini yerine getirmek isteyen bağışçılara da seslenen Altaş, zekâtın bir yük değil; arınma ve paylaşma vesilesi olduğunu söyledi.
“Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar, bizim için küçük sayılabilecek desteklerle hayata tutunuyor. Bir zekât; bir sofrada sıcak yemek, bir yetim için umut, bir hasta için tedavi imkânı demektir” diyen Altaş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bağışçılarımızın emanetini büyük bir sorumluluk bilinciyle ulaştırıyoruz. Siz ibadetinizi yerine getirirken, biz de bu iyiliği dünyanın dört bir yanında kalıcı bir mirasa dönüştürüyoruz.”

