Fidan, Barış Kurulu Şartı’nın imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, kurulun değerinin sahada atılacak somut adımlarla artacağını belirterek, “Somut konular hayata geçtikçe gerek insani yardımlar konusunda gerek diğer hususlarda Barış Kurulunun daha kıymetli hal alacağını düşünüyorum.” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Davos’ta düzenlenen imza töreni sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özellikle Gazze’de yaşanan katliam ve soykırımın durdurulması için yoğun diplomatik çaba gösterdiğini vurguladı.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına Katıl
Barış Kurulu’nun, farklı görüşlere sahip ülkelerin bir araya gelerek ortak bir zemin oluşturmayı hedeflediği önemli bir platform olduğuna dikkati çeken Fidan, “Bu uyumlaştırma kolay bir süreç değil. Ciddi bir diplomatik müzakere ve mücadeleyi beraberinde getiriyor. Sahada yaşanan çatışmaların artık müzakere masasına taşındığına şahit oluyoruz.” ifadelerini kullandı.
Fidan, Barış Kurulu kapsamında atılması gereken birçok adım bulunduğunu, ilk toplantının gerçekleştirildiğini ve özellikle Gazze’ye insani yardımların girişine ilişkin konuların ele alındığını söyledi. Filistinlilerden oluşan bir komitenin de sahada atacağı ilk adımların değerlendirildiğini belirten Fidan, bu sürecin ilerlemesiyle kurulun etkisinin daha da artacağını dile getirdi.
Suriye Mesajı: Birlik ve Bütünlük Vurgusu
Suriye’deki son gelişmelere de değinen Fidan, Türkiye’nin bu süreçte her zaman yapıcı bir rol üstlendiğini belirterek, “Suriye’nin birliği ve bütünlüğü bizim için olduğu kadar Suriyeliler ve bölge için de son derece önemli.” dedi.
Suriye’nin son 14 yılını iç savaşla geçirdiğini hatırlatan Fidan, “Terör ve mülteci ihraç eden bir ülkeden, bütünlüğe evrilen, mültecilerini geri alan ve terörü durduran bir Suriye’ye dönüşmesi bölgemiz için adeta mucize niteliğinde.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Fidan, ülkenin birliğinin korunmasının yeni çatışmaların önüne geçilmesi açısından hayati önem taşıdığını vurgulayarak, Suriye’de Kürtler, Aleviler, Yezidiler ve Türkmenler başta olmak üzere tüm etnik ve dini grupların haklarının korunması gerektiğini söyledi. Fidan, “Herkes kendi kimliğiyle gurur duymalı ancak Suriye vatandaşlığı çatısı altında birleşmeli.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Küresel Rolü
Türkiye’nin yeni dünya düzenindeki konumuna da değinen Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun yıllardır sürdürdüğü tecrübeli dış politika sayesinde Türkiye’nin hem bölgesinde yapıcı bir aktör olduğunu hem de küresel güçlerle dengeli bir politika izlediğini kaydetti.
Türkiye’nin dış politikada kendi menfaatlerini esas aldığını ancak “kazan-kazan” anlayışını da temel ilke olarak benimsediğini belirten Fidan, bu yaklaşımın Türkiye’ye duyulan güveni artırdığını ifade etti.
Küresel dengelerin hızla değiştiğine işaret eden Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı, ABD’nin son açıklamaları ve Avrupa-Rusya ilişkileri gibi başlıkların dünya siyasetinin seyrini doğrudan etkilediğini söyledi. Bu gelişmelerin doğru okunmasının istikrar açısından kritik olduğunu vurguladı.
Kanada ile gelişen işbirlikleri ve Güney Kore ile yapılan son görüşmelere de değinen Fidan, orta ölçekli ülkelerin küresel sistemde daha fazla sorumluluk üstlenmeye başladığını belirterek, “Türkiye bu noktada görüşleri ve işbirliği aranan bir ortak olmaya devam edecektir.” dedi.
