500’e yakın kişi anmada buluştu
Dortmund’da, NSU cinayetlerinin sekizinci kurbanı olan Mehmet Kubaşık’ın öldürülmesinin 20. yıl dönümünde yüzlerce kişi bir araya geldi.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına Katıl
Yaklaşık 500 kişinin katıldığı anma törenine Kubaşık ailesinin yanı sıra, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst, Türkiye’nin Essen Başkonsolosu Taylan Özgür Aydın, Dortmund Büyükşehir Belediye Başkanı Alexander Kalouti, Nordstadt Merkez İlçe Belediye Başkanı Hannah Rosenbaum, siyasi temsilciler, sivil toplum kuruluşları, yerel yetkililer, işçi sendikaları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Anma, cinayetin işlendiği yerde başladı
Tören, Mehmet Kubaşık’ın 4 Nisan 2006’da katledildiği büfenin bulunduğu noktada başladı. Katılımcılar burada anıt taşına çiçekler bırakarak saygı duruşunda bulundu.

Ardından kalabalık, sessiz bir yürüyüş eşliğinde Dortmund Merkez Tren Garı’nda bulunan NSU anıtına geçti. Yürüyüş boyunca taşınan fotoğraflar ve pankartlar, hem acıyı hem de hafızayı canlı tutma kararlılığını yansıttı.

Türkiye ve Almanya’dan geniş katılım
Anmaya Almanya’nın farklı şehirlerinden NSU kurbanlarının yakınları ve saldırılardan sağ kurtulanlar da katıldı. İlk NSU kurbanı Enver Şimşek’in kızı Semiya Şimşek, Münih’te öldürülen Theodoros Boulgarides’in kızları Mandy ve Michalina Boulgarides, Köln Keupstraße’deki çivili bomba saldırısından kurtulanlar, Münih Olympia-Einkaufszentrum saldırısında oğlunu kaybeden Sibel Leyla ve Hanau’dan gelen aileler törende hazır bulundu. Bu katılım, NSU cinayetlerinin sadece bireysel değil, toplumsal bir yara olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Gamze Kubaşık: “Adalet olmadan bu dosya kapanamaz”
Kubaşık’ın kızı Gamze Kubaşık, törende yaptığı konuşmada hem babasına duyduğu özlemi hem de 20 yıldır süren adalet mücadelesini güçlü sözlerle dile getirdi. Babasının yokluğunun hayatının her anında hissedildiğini belirten Kubaşık, yaşananların sadece bir kayıp değil, aynı zamanda uzun yıllar süren bir adaletsizlik ve yalnız bırakılma süreci olduğunu vurguladı.

Devlet kurumlarının, medyanın ve toplumun bir kesiminin uzun süre ailelerin yanında durmadığını ifade eden Kubaşık, “Dayanışma yerine şüpheyle karşılaştık” dedi. Ailenin en başından beri cinayetin ırkçı bir saldırı olduğunu söylediğini hatırlatan Kubaşık, buna rağmen yıllarca yanlış yönde soruşturmalar yürütüldüğünü belirtti.
Konuşmasında açık taleplerini sıralayan Kubaşık, babasının neden hedef seçildiğinin açıklanmasını, cinayetin önlenip önlenemeyeceğinin ortaya çıkarılmasını, tüm faillerin ve destekçilerin tespit edilmesini ve gizli tutulan belgelerin açıklanmasını istedi. “Bu dosya, tüm gerçekler ortaya çıkmadan kapanamaz” diyerek adalet çağrısını yineledi.

Başbakan Wüst: “Devlet iki kez başarısız oldu”
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst ise konuşmasında, cinayetin nefret temelli bir saldırı olduğunu vurguladı. Kubaşık’ın Almanya’da hayat kurmuş, topluma entegre olmuş bir insan olduğunu belirten Wüst, onun “yabancı değil, insan düşmanlığının kurbanı” olduğunu ifade etti.

Wüst, devletin hem vatandaşını koruyamadığını hem de sonrasında yürütülen soruşturmalarda kurbanları şüpheli gibi göstererek ikinci kez hata yaptığını kabul etti. Bu nedenle Kubaşık ailesinden eyalet adına özür dileyen Wüst, nefret ve ırkçılığa karşı daha güçlü bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı.

Başkonsolos Aydın: “Adalet eksikliği vicdanları yaraladı”
Türkiye’nin Essen Başkonsolosu Taylan Özgür Aydın da konuşmasında, Kubaşık’ın sevgi dolu bir aile babası ve dürüst bir esnaf olduğunu belirtti. NSU cinayetlerinin ardından ailelerin hem derin bir acı hem de haksız ithamlarla mücadele etmek zorunda kaldığını dile getiren Aydın, olayların tam anlamıyla aydınlatılamamasının toplum vicdanında derin yaralar açtığını söyledi.

Aydın ayrıca Türk-Alman ilişkilerinin güçlü temellerine dikkat çekerek, nefret ve ırkçılığa karşı ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti.
Belediye Başkanı Kalouti: “Sistematik ve yapısal önyargı vardı”
Dortmund Büyükşehir Belediye Başkanı Alexander Kalouti ise konuşmasında, cinayet sonrası yürütülen soruşturmaların uzun süre yanlış yönde ilerlediğini ve bunun “sistematik ve yapısal bir önyargı” içerdiğini belirtti.

Kurbanların şüpheli gibi gösterilmesinin yalnızca devlete olan güveni zedelemekle kalmadığını, aynı zamanda insan onurunu da incittiğini ifade eden Kalouti, demokratik bir toplumun hatalarıyla yüzleşerek güçleneceğini vurguladı. Geçmişteki hataların kabul edilmesi ve sonuçlarının çıkarılması gerektiğini belirten Kalouti, bunun ancak toplumda yeniden güven tesis edebileceğini söyledi.

Ortak mesaj: Nefrete karşı dayanışma
Törende yapılan tüm konuşmalarda ortak mesaj, nefret, ırkçılık ve ayrımcılığa karşı güçlü bir toplumsal dayanışma çağrısı oldu. Dortmund’un çok kültürlü yapısına vurgu yapılırken, farklı kökenlerden insanların birlikte barış içinde yaşamasının önemine dikkat çekildi.

20 yıl sonra değişmeyen talep: Tam aydınlatma
Anmada en güçlü şekilde dile getirilen talep ise NSU cinayetlerinin tüm yönleriyle aydınlatılması oldu. Kurban yakınları, hâlâ cevaplanmamış soruların bulunduğunu, destek ağlarının tam olarak ortaya çıkarılmadığını ve devlet kurumlarının daha şeffaf olması gerektiğini ifade etti.


20 yıl sonra Dortmund’da yükselen ortak ses ise netti: Bu acı unutulmayacak, bu dosya kapanmayacak ve adalet sağlanana kadar mücadele sürecek.

