Belçika, sömürge döneminde Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nda melez çocukların ailelerinden zorla koparılmasına ilişkin davada insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle mahkum edildi.
Belçika Yargıtayı, alt mahkemenin Aralık 2024’te verdiği kararı onaylayarak devletin yaptığı temyiz başvurusunu reddetti. Mahkeme, uygulamanın ırk temelli sistematik bir politika çerçevesinde gerçekleştirildiğine hükmederken, söz konusu uygulamaların insanlığa karşı suç niteliği taşıdığını belirtti. Ayrıca davada zaman aşımı hükümlerinin geçerli olmadığı ifade edildi.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına KatılKarar doğrultusunda davacıların her birine 50 bin avro tazminat ödenmesine karar verildi. Davacıların avukatı, kararın Avrupa’da sömürge dönemi suçlarına ilişkin verilen “ilk emsal mahkumiyet” niteliğinde olduğunu söyledi.
Dava, 1945-1950 yılları arasında dönemin Belçika Kongosu’nda doğan ve siyah Kongolu anneler ile beyaz babalardan dünyaya gelen 5 çocuğun, henüz 2 ila 4 yaşlarındayken ailelerinden zorla ayrılması üzerine açılmıştı. Çocukların büyük bölümünün, Katolik Kilisesi tarafından yönetilen kurumlara yerleştirildiği belirtildi.
Belçika hükümeti ise 2019 yılında, eski sömürgelerinde melez çocuklara yönelik “hedefli ayrımcılık ve ailelerden koparma” uygulamalarını resmi olarak kabul etmişti.
Karar, Avrupa’da bir devletin sömürge geçmişiyle bağlantılı olarak insanlığa karşı suçlardan ilk kez kesin biçimde mahkum edilmesi açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Davacılardan 80 yaşındaki Lea Tavares Mujinga ise daha önce yaptığı açıklamada, “Bu bir ilk. Belçika’da ve Avrupa’da ilk kez bir mahkeme, kendi devletini insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle mahkum etti. Çok çok mutluyum.” ifadelerini kullanmıştı.
