Avrupa genelinde helal gıda pazarı son yıllarda dikkat çekici bir büyüme ivmesi yakaladı. Özellikle Almanya’da gelişen bu pazar, artık yalnızca Türk ve Müslüman esnafın faaliyet alanı olmaktan çıkarak büyük perakende zincirlerinin de ilgisini çekiyor.
Almanya’nın önde gelen market zincirleri Aldi, Lidl, Edeka ve Rewe, son dönemde helal sertifikalı ürünleri raflarına taşımaya başladı. Özellikle tavuk ve kırmızı et kategorilerinde “helal” ibaresinin daha sık görülmesi, pazardaki ticari potansiyelin büyüklüğünü ortaya koyuyor.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına Katıl“Bu pazarın temelini Türk esnaf attı”
Sektör temsilcileri, Avrupa’daki helal et pazarının temelinin yıllar önce Türk kasapları ve marketleri tarafından atıldığına dikkat çekiyor. Türk market işletmecisi S.A., uzun yıllar boyunca kalite, güven ve dini hassasiyetleri ön planda tutarak hizmet veren yerel esnafın bugün oluşan büyük pazarın mimarı olduğunu ifade etti.
Benzer şekilde sektör temsilcileri K.A. ve A.H. de büyük zincirlerin pazara girişinin rekabeti artırdığını ancak helal kesim süreçleri ve ürün güvenliği konusunda en yüksek hassasiyetin hâlâ Türk marketlerinde bulunduğunu vurguladı.
Türk toplumuna destek çağrısı
Sektör temsilcileri, Avrupa’da yaşayan Türk toplumuna da çağrıda bulundu. Yıllardır kendi değerleriyle ayakta duran yerel işletmelerin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekilirken, bu desteğin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunun altı çizildi.
Helal gıda sektöründe faaliyet gösteren yerel esnafın, kültürel ve dini hassasiyetleri koruma noktasında önemli bir rol üstlendiği belirtiliyor.
Rekabet artıyor, tercih tüketicide
Uzmanlara göre Avrupa’da helal et pazarının önümüzdeki dönemde daha da büyümesi bekleniyor. Büyük zincirlerin bu alandaki yatırımlarını artıracağı öngörülürken, süreçte belirleyici unsurun tüketici tercihleri olacağı ifade ediliyor.
Yerel Türk marketlerinin yıllara dayanan tecrübesi, güvenilirliği ve toplumsal rolü göz önünde bulundurulduğunda, bu işletmelere verilecek destek sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda bir aidiyet meselesi olarak değerlendiriliyor.

