Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Sosyal Medya

Almanya’da nitelikli beyin göçü hız kazandı: İlk kez gidenler gelenleri geçti

Almanya’da nitelikli beyin göçü hız kazandı: İlk kez gidenler gelenleri geçti
18255 Hit

Artan kiralar, ağır vergi yükü ve yüksek enflasyon, Almanya’da yaşamı her geçen gün daha az cazip hâle getiriyor.

Son veriler, bu memnuniyetsizliğin artık sadece bir algıdan ibaret olmadığını, somut rakamlarla da ortaya çıktığını gösteriyor. 2008 yılından bu yana ilk kez Almanya’dan ayrılanların sayısı, ülkeye gelenleri geçti. Uzmanlara göre bu tablo, hem siyaset hem de toplum açısından güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.

📲 Bizi WhatsApp Kanalımızdan Takip Edin

Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.

👉 WhatsApp Kanalına Katıl

Göç edenlerin profili dikkat çekiyor

Almanya’yı terk edenlerin büyük bölümünü yüksek nitelikli meslek grupları oluşturuyor. Mühendisler, doktorlar, bilişim uzmanları, girişimciler ve serbest çalışanlar; yani ülkenin ekonomik büyümesi, inovasyon kapasitesi ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için en çok ihtiyaç duyulan kesim, başka ülkelerde gelecek aramayı tercih ediyor.

“Kaderini ayaklarıyla seçenler” çoğalıyor

Uzmanlar, klasik memnuniyetsizlik söylemlerinin yerini artık fiili kararlara bıraktığını belirtiyor. Büyük şehirlerde hızla yükselen konut fiyatları, maaşlarla orantısız artan kiralar, karmaşık vergi sistemi ve bürokratik engeller özellikle genç ve üretken nüfusu Almanya’dan uzaklaştırıyor. Bu durum, vatandaşların “kaderini ayaklarıyla seçmesine” yol açıyor.

Yeni adresler: İsviçre’den Kanada’ya

Almanya’da gelecek perspektifi görmeyen nitelikli çalışanlar; İsviçre, Avusturya, Hollanda, Kanada ve bazı Güney Avrupa ülkelerine yöneliyor. Daha düşük vergi yükü, esnek çalışma koşulları ve yüksek yaşam kalitesi, bu tercihlerde belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor.

Ekonomik ve sosyal sistem için risk

Ekonomi uzmanlarına göre bu eğilim uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabilir. Nitelikli iş gücündeki azalma; vergi gelirlerinde düşüş, sosyal güvenlik sisteminde açıklar ve Almanya’nın küresel rekabet gücünde zayıflama anlamına geliyor. Yaşlanan nüfus gerçeğiyle birlikte değerlendirildiğinde, sorunların derinleşme riski taşıdığına dikkat çekiliyor.

Sadece göç değil, güven kaybı

Uzmanlar, yaşanan sürecin yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını vurguluyor. Göç edenlerin önemli bir bölümü, sistemin kendilerine sunduğu gelecek perspektifine olan güvenlerini kaybettiklerini ifade ediyor. Bu nedenle tablo, basit bir nüfus hareketinden çok, Almanya’nın cazibe gücünde yaşanan yapısal bir aşınmaya işaret ediyor.

Alman kamuoyunda geniş yankı uyandıran değerlendirmelere göre, yapılan analizinde de vurgulandığı üzere, bu eğilimin durdurulabilmesi için önümüzdeki dönemde köklü reformlara ihtiyaç var. Aksi hâlde Almanya, uzun yıllar boyunca inşa ettiği “çekim merkezi” kimliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir.