Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Sosyal Medya

Almanya’da göç eğilimi artıyor: Nüfusun yüzde 21’i ülkeyi terk etmek istiyor

Almanya’da göç eğilimi artıyor: Nüfusun yüzde 21’i ülkeyi terk etmek istiyor
24383 Hit

Almanya’da yapılan kapsamlı bir araştırma, ülkede yaşayan her beş kişiden birinin Almanya’dan göç etmeyi düşündüğünü ortaya koydu. Araştırma sonuçları, özellikle göçmen kökenliler ve onların çocukları arasında bu eğilimin daha da güçlü olduğunu gösteriyor.

Alman Entegrasyon ve Göç Araştırmaları Merkezi (DeZIM) tarafından 2024-2025 yılları arasında 2 bin 933 kişiyle gerçekleştirilen çalışmaya göre, Almanya nüfusunun yüzde 21’i ülkeyi terk etmeyi düşünüyor. Bu oran, göçmen kökenlilerde yüzde 34’e, onların çocuklarında ise yüzde 37’ye kadar yükseliyor.

📲 Bizi WhatsApp Kanalımızdan Takip Edin

Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.

👉 WhatsApp Kanalına Katıl

Araştırmada, göçmen kökenli olmayan Almanların yüzde 17’sinin, eski Sovyetler Birliği’nden gelenlerin yüzde 31’inin ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelenlerin yüzde 28’inin Almanya’dan ayrılmayı düşündüğü belirtildi.

Göç etme nedenleri: Yaşam kalitesi ve ayrımcılık

Tüm gruplarda göç etme isteğinin temel nedeni olarak “daha yüksek yaşam kalitesi” öne çıkarken, göçmen kökenliler arasında buna ek olarak ayrımcılık deneyimleri önemli bir faktör olarak dikkat çekti. Özellikle Türkiye ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesinden gelenlerin yüzde 25’i, Almanya’dan ayrılmayı düşünmelerinin başlıca nedenlerinden biri olarak ayrımcılığı gösterdi.

Araştırmada ayrıca, göç etme düşüncesi yaygın olsa da bunun somut planlara dönüşme oranının düşük olduğu vurgulandı. Katılımcıların yalnızca yüzde 2’sinin, önümüzdeki bir yıl içinde Almanya’yı gerçekten terk etmeyi planladığı kaydedildi.

Uzman uyarısı: Kapsayıcı politikalar şart

Araştırmayı değerlendiren DeZIM araştırma görevlisi Fabio Best, verilerin Almanya’dan ayrılma isteğinin hâlâ yüksek seviyede olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Best, özellikle göçmen kökenliler ve onların çocukları için daha iyi yaşam koşulları arayışının yanı sıra ayrımcılık algısının da belirleyici olduğunu vurguladı.

Best, insanların uzun vadede ülkede kalmasını sağlamak için yaşam koşullarını bütüncül şekilde iyileştiren politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, ancak bu yolla çeşitliliğin olduğu bir toplumda birlikte yaşamanın sürdürülebileceğini dile getirdi.