Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Sosyal Medya

"65 Yıllık Türk Göçü ile Essen Başkonsolosluğu’nun 60. Yılına" anlamlı buluşma

135895 Hit

65 yıllık Türk göçü ve Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosluğu’nun kuruluşunun 60. yılı dolayısıyla, “Tarih, Anlam ve Gelecek Perspektifleri” temalı sempozyum düzenlendi.

📲 Bizi WhatsApp Kanalımızdan Takip Edin

Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.

👉 WhatsApp Kanalına Katıl

Türkiye Araştırmaları ve Uyum Merkezi Vakfı (TAM/ZfTI) koordinasyonunda, Zollverein Vakfı ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyum, UNESCO Dünya Kültür Mirası Zollverein’da gerçekleşti.

Programa; Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, Essen Başkonsolosu Taylan Özgür Aydın, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Başkan Birinci Yardımcısı ve NRW-Türkiye Parlamenterler Grubu Başkanı Rainer Schmeltzer, KRV Çocuk, Gençlik, Aile, Eşitlik, Mülteci ve Uyum Bakanı Verena Schäffer, Essen Büyükşehir Belediye Başkanı Thomas Kufen, ZfTI Bilimsel Direktörü Prof. Dr. Hacı-Halil Uslucan, Zollverein Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Stefanie Reichardt, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile siyaset, bilim, sanat ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.

“Sayısız hayat hikâyesini içinde barındıran bir dönüm noktası”

Sempozyumun moderatörlüğünü KRV Uyum Bakanlığı Uyum Dairesi Başkanı Aslı Sevindim üstlendi. Sevindim, 65 yıllık Türk göçü ve Essen Başkonsolosluğu’nun 60. yılının yalnızca tarihî bir yıl dönümü olmadığını belirterek, “Bu yıllar; umutların, büyük emeklerin, önemli başarıların, zaman zaman hayal kırıklıklarının, ama her şeyden önce birlikte yaşama ve ortak geleceği şekillendirme çabasının yıllarıdır” dedi.

Uslucan: Almanya’ya gelmeye değdi

Açılış konuşmasını yapan ZfTI Bilimsel Direktörü Prof. Dr. Hacı-Halil Uslucan, Türkiye’den Almanya’ya göçün hem göçmenler hem de Almanya açısından önemli kazanımlar doğurduğunu söyledi.

“Almanya’ya gelmeye değdi mi?” sorusuna eğitim ve ekonomi açısından cevap veren Uslucan, birinci neslin büyük bölümünün Almanya’ya ilkokul eğitimiyle geldiğini, sonraki kuşakların ise daha uzun eğitim süreçlerinden geçtiğini belirtti. Bu gelişmenin kuşaklar arası büyük bir eğitim sıçraması anlamına geldiğini ifade eden Uslucan, göçün Almanya’ya ekonomik açıdan da ciddi katkı sunduğunu vurguladı.

Uslucan, “Asıl büyük kazanç rakamlarla ölçülemez. Bu kazanç her gün yaşanıyor, hissediliyor ve değer görüyor” dedi.

Reichardt: Göç, kent hayatının doğal bir parçası

Zollverein Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Stefanie Reichardt ise konuşmasında, 65 yıl önce imzalanan iş gücü anlaşmasının başlangıçta geçici bir süreç olarak görüldüğünü, ancak zamanla kalıcı ve güçlü bir toplumsal bağa dönüştüğünü söyledi.

Ruhr Bölgesi ve Essen’in Türkiye’den gelen insanların emeği ve hikâyeleriyle şekillendiğini belirten Reichardt, Zollverein’da geçmiş yıllarda düzenlenen göç temalı sergilerin Türk-Alman yaşamının çeşitliliğini görünür kıldığını ifade etti.

Reichardt, “Göç yalnızca siyasi ya da ekonomik bir konu değildir. Göç, her şeyden önce insani bir deneyimdir” dedi.

Kufen: Essen göçle büyümüş bir şehirdir

Essen Büyükşehir Belediye Başkanı Thomas Kufen de konuşmasında, Essen’in göçle büyüyen bir şehir olduğunu vurguladı.

“Göç olmasaydı bugün burada bir büyükşehir belediye başkanı değil, belki de bir köy muhtarı konuşuyor olurdu” diyen Kufen, Türk-Alman ilişkilerinde çok sayıda başarı hikâyesi bulunduğunu söyledi.

Kufen, 65 yıllık iş gücü anlaşması ve Essen Türk Başkonsolosluğu’nun 60. yılı vesilesiyle birlikte yaşama, birbirinden öğrenme ve ortak gelecek kurma konusunda önemli bir başarı hikâyesinin ortaya çıktığını belirtti.

Başkonsolos Aydın: 60 yıllık hizmet yolculuğu büyük bir dönüşüm geçirdi

Essen Başkonsolosu Taylan Özgür Aydın konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosluğu’nun 60 yıllık tarihine değindi. Aydın, 60 yıl önce DGB binasında mütevazı şekilde başlayan konsolosluk hizmetlerinin bugün modern ve kapsamlı bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

Başkonsolosluğun 1973-2011 yılları arasında Alfredstrasse’deki binasında hizmet verdiğini, 2011’den itibaren ise 3 bin metrekare kapalı alana sahip bugünkü modern binasına taşındığını belirten Aydın, görev bölgesinde yaklaşık 310 bin kişiye hizmet sunduklarını ifade etti.

Aydın, “Bugün Essen Başkonsolosluğumuz, günlük yaklaşık 500 ziyaretçiyle Almanya’daki en yoğun misyonlardan biri olma özelliğini korumaktadır” dedi.

Dijitalleşme, randevu sistemi ve Konsolosluk.NET uygulamalarıyla hizmet kalitesinin artırıldığını belirten Aydın, sempozyuma katkı sunan kurumlara, Essen Büyükşehir Belediyesi’ne, Essen Emniyet Müdürlüğü’ne, DGB yetkililerine ve geçmişten bugüne görev yapan tüm çalışanlara teşekkür etti.

Güler: Göç, Almanya için bir fırsattır

Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, “Almanya Göç Alan Bir Ülke Olarak: Alman Dış Politikası İçin Fırsatlar ve Zorluklar” başlıklı konuşmasında, Almanya’da göç geçmişine sahip insanların oranının yüzde 26,3’e ulaştığını, Kuzey Ren-Vestfalya’da ise bu oranın yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğunu söyledi.

Göçün artık Almanya için hayatın doğal bir gerçeği olduğunu belirten Güler, “Bana göre göç öncelikle bir fırsattır; elbette beraberinde zorluklar da getirir” dedi.

Diaspora topluluklarının dış politika açısından da önemli bir aktör haline geldiğini ifade eden Güler, 2023 yılında Türkiye’de yaşanan deprem felaketinin ardından Almanya’da oluşan büyük dayanışma dalgasını örnek gösterdi.

Güler, Almanya’nın dış politikasının göç toplumunun bilgi birikiminden ve çeşitliliğinden faydalandığını vurgulayarak, özellikle Türk göçmenlerin çocukları ve torunlarının birçok alanda önemli katkılar sunduğunu belirtti.

Schäffer: 65 yıl, zorluklara rağmen yazılmış bir başarı hikâyesidir

KRV Uyum Bakanı Verena Schäffer, “65 Yıllık Türk Göçü – Katılım ve Birlik İçin Ortak Sorumluluk” başlıklı konuşmasında, 30 Ekim 1961’de imzalanan iş gücü anlaşmasının milyonlarca insanın hayatını değiştirdiğini söyledi.

Bugün Almanya’da yaklaşık 3 milyon Türkiye kökenli insanın yaşadığını belirten Schäffer, bu topluluğun homojen olmadığını, farklı dinî, kültürel ve etnik kimlikleri içinde barındırdığını ifade etti.

Türk işçilerin Almanya’nın refahına büyük katkı sunduğunu belirten Schäffer, bu emeğin uzun süre yeterince takdir edilmediğini söyledi. Irkçılık ve ayrımcılıkla mücadeleye de değinen Schäffer, Solingen saldırısı, NSU cinayetleri ve Köln’deki bombalı saldırıların unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Schäffer, “Bu 65 yıl bir başarı hikâyesidir. Her şey kusursuz olduğu için değil; bütün zorluklara rağmen çok şey başarıldığı için” dedi.

Schmeltzer: Türk-Alman birlikteliği ortak tarihimizin şansıdır

Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Başkan Yardımcısı Rainer Schmeltzer, NRW-Türkiye Parlamenterler Grubu’nun Türk-Alman ilişkileri açısından önemli bir köprü görevi gördüğünü söyledi.

Schmeltzer, Türkiye’den gelen insanların Kuzey Ren-Vestfalya’nın ekonomik, kültürel ve toplumsal gelişimine büyük katkı sunduğunu belirterek, Türk kökenli insanların iş dünyasında, siyasette, kültürde, sporda ve hayatın birçok alanında başarı hikâyeleri yazdığını ifade etti.

NRW ile Türkiye arasında 30’dan fazla şehir kardeşliği bulunduğunu belirten Schmeltzer, bu bağların özellikle deprem felaketi sonrası dayanışmada büyük önem taşıdığını söyledi.

Schmeltzer, “Türk-Alman birlikteliği, ortak tarihimizin gerçek bir şansıdır” ifadelerini kullandı.

Büyükelçi Turan: Türk toplumu iki ülke arasında güçlü bir köprüdür

Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, “Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluklarının ve Türkiye’nin Almanya’daki Türklerin Uyum Sürecindeki Rolü” başlıklı konuşmasında, Türk-Alman ilişkilerinin köklü bir tarihsel birikime, karşılıklı saygıya ve çok boyutlu iş birliğine dayandığını söyledi.

Almanya’da 3 milyondan fazla Türk vatandaşının ve Türkiye kökenli insanın yaşadığını belirten Turan, bu topluluğun iki ülke arasındaki ilişkilerin en güçlü beşeri boyutunu oluşturduğunu ifade etti.

1961’de Federal Almanya’daki Türklerin sayısının yaklaşık 6 bin 700 olduğunu hatırlatan Turan, bugün Almanya genelinde yaklaşık 100 bin Türk işletmesinin 500 binden fazla kişiye istihdam sağladığını ve yıllık yaklaşık 80 milyar avroluk ekonomik hacim oluşturduğunu söyledi.

Başkonsoloslukların zaman içinde yalnızca bürokratik kurumlar olmaktan çıkarak, vatandaşların sosyal, hukuki, eğitim ve çalışma hayatındaki ihtiyaçlarına cevap veren çok yönlü kurumlara dönüştüğünü ifade eden Turan, Almanya’daki 14 başkonsolosluk ve Berlin Büyükelçiliğiyle vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini belirtti.

Turan, Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında yaklaşık 55 milyar avroya ulaştığını, bunun 11,23 milyar avroluk kısmının Kuzey Ren-Vestfalya ile gerçekleştiğini ifade ederek, karşılıklı yatırımlar ve ticaret için büyük potansiyel bulunduğunu kaydetti.

Üç panelde göç, uyum, siyaset ve ekonomi ele alındı

Sempozyum açılış konuşmalarının ardından panel bölümüne geçildi. Üç panelden oluşan programın ilk bölümünde Devlet Bakanı Serap Güler, Bakan Verena Schäffer, Eyalet Meclisi Başkan Yardımcısı Rainer Schmeltzer ve Büyükelçi Gökhan Turan görüşlerini paylaştı.

“65 Yıllık Türk Göçü – T.C. Essen Başkonsolosluğu’nun 60. Yılı” başlıklı ikinci panelde DOMiD Genel Müdürü Dr. Robert Fuchs, ZfTI Program Direktörü Yunus Ulusoy, Essen Başkonsolosu Taylan Özgür Aydın ve Dortmund Belediyesi Uyum Merkezi Yöneticisi Reyhan Güntürk konuştu.

“Türk Kökenlilerin NRW’deki Siyasal ve Ekonomik Önemi” başlıklı son panelde ise KRV Eyalet Milletvekilleri Gönül Eğlence (Yeşiller), Alexander Vogt (SPD) ve Britta Oellers CDU ile VALEARA Şirketler Grubu Kurucusu Dr. İlker Kavuk değerlendirmelerde bulundu.

Yoğun ilgi gören sempozyum, ikramlar, ikili görüşmeler ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.